Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB); okullarda iftar programları, ramazan şenlikleri, davul çalma ve topluca cami ziyaretleri gibi faaliyetleri içeren bir genelge yayımlaması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Söz konusu uygulamaların eğitimde tarafsızlık ilkesini zedelediğini belirten inanç grupları, "Okullarda dinsel dayatmalara son verilsin" çağrısında bulundu.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat TBMM'de yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan laiklik ilkesine vurgu yaptı. Eğitim kurumlarının her inanca eşit mesafede durması gerektiği hatırlatılırken, okulların ramazan konseptine göre süslenmesi ve toplu ibadet organizasyonlarının pedagojik açıdan sakıncalı olduğu ifade edildi.
Bu tür uygulamaların farklı inanç gruplarına mensup öğrenciler üzerinde psikolojik baskı ve dışlanma hissi yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Özellikle Alevi toplumunun temsilcileri, eğitim sisteminin tek bir inanç odağına göre şekillendirilmesine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
"Biz Aleviler ve bu ülkede yaşayan farklı inanç grupları olarak, çocuklarımızın okullarda dinsel uygulamalara maruz kalmasını kabul etmiyoruz. Okullar bilim ve sanat yuvası olmalıdır; belirli bir inancın ritüellerinin uygulama alanı değil. MEB, bu genelgeyi derhal geri çekmelidir."
Sosyal medyada ve veli platformlarında yükselen sesler, devlet okullarının dini birer kurum gibi hareket etmesinin inanç özgürlüğü ve vicdan hürriyeti kapsamında değerlendirilmesini talep ediyor. Hukukçular ise Anayasa'nın 24. maddesini hatırlatarak, hiç kimsenin dini törenlere katılmaya zorlanamayacağının altını çiziyor.