22 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle cemevlerinin imar planındaki statüsü güncellendi. Düzenleme teknik bir kazanım olarak görülse de Cem Vakfı'ndan "ibadethane statüsü" vurgusuyla kritik bir açıklama geldi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yürürlüğe girdi. Yapılan değişiklikle cemevi yapıları artık imar planlarında ve gösterim kataloglarında (EK-1) açıkça tanımlanıyor. Ancak düzenlemenin cemevlerini yalnızca "kültürel alan" olarak kategorize etmesi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Yeni düzenlemeyle birlikte Yönetmeliğin 5. maddesine “alanlar ile cemevi yapılarının bulunduğu” ibaresi eklendi. Bu adım, belediyeler ve valiliklerin planlama süreçlerinde cemevi alanlarını daha şeffaf ve standart bir şekilde tanımlamasını sağlayacak.
Düzenlemenin Getirdiği Temel Değişiklikler:
Tanım Netliği: Özel mülkiyetteki cemevi alanlarının plan kararlarında gösterimi kolaylaştı.
Uygulama Birliği: Plan paftalarındaki sembol, renk ve kodlama standart hale getirildi.
Hukuki Zemin: İdarelerin plan notu ve lejant kurgusunda yaşadığı teknik belirsizlikler giderildi.
Düzenlemede emeği geçen Bakanlara ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na teşekkür edilen açıklamada, kararın "iyi niyetli ancak eksik" olduğu belirtildi. Cemevlerinin sadece sosyal faaliyet alanı değil, aynı zamanda kutsal bir ibadet mekanı olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Cemevlerimizin yalnızca kültürel alan olarak kategorize edilmesi bizleri incitmiştir. Cemevleri, Peygamber Efendimiz (SAV) dönemindeki mescitlerin bir devamıdır. Bu yapıların 'İbadethane' olarak kaydedilmesi vazgeçilmez bir gerçekliktir."
Cem Vakfı'ndan yapılan açıklamada, 2018 yılındaki İmar Barışı sürecinde cemevlerinin yapı kayıt belgelerine "ibadethane" olarak işlendiği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin 2016 tarihli kararının da bu yönü tescillediği hatırlatıldı.
Alevi toplumu temsilcileri, toplumsal barışın güçlendirilmesi adına şu somut talepleri dile getirdi:
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın isminin ve yönetmeliğinin bir "İnanç Kurumu" niteliğine büründürülmesi.
Kurumun doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına bağlanması.
İç hukukun AİHM kararlarıyla tam uyumlu hale getirilmesi.