Cem Vakfı Genel Merkezi’nde 27 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen Ümit Özdağ ziyareti, vakıf içerisinde tarihi bir kopuşa neden oldu. Toplantıda Özdağ’a Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki ithamlarını ve geçmişteki "Cemevlerine ibadethane statüsü verilmeyecek" sözlerini hatırlatan Kadir Polat, Özdağ’ın sosyal medya üzerinden kendisine yönelik ağır hakaretlerine ve vakıf yönetiminin bu süreçteki tutumuna tepki göstererek istifasını sundu.
Ümit Özdağ'ın kendisi için kullandığı "tahrikçi", "KK yalakası" ve "Yezit" ifadelerini sert bir dille eleştiren Polat, yayımladığı deklarasyonda şu ifadelere yer verdi:
"Alevi inancına mensup bir kişiye ‘Yezit’ demek, doğrudan inanç kimliğine yönelmiş ontolojik bir saldırıdır. Ümit Özdağ, Cem Vakfı’na ayar veremez, vakfı dizayn edemez."
İstifa metninde sadece Özdağ’ı değil, Cem Vakfı yönetimini de hedef alan Polat, vakfın yaptığı "Bu ifadeler Kadir Polat'a aittir" açıklamasının ve kendisinin disipline sevk edilmesinin Alevi inancının tarihsel hafızasıyla bağdaşmadığını savundu. Polat, yönetimin bir siyasi parti liderinin sosyal medya paylaşımlarına göre refleks gösterdiğini iddia etti.
Kadir Polat, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
Demokratik Hak: "Masum bir soruyu tahrik olarak nitelendiren anlayış, tartışma kültüründen uzaktır."
Kurumsal Eleştiri: "Masum bir soru soran yönetim kurulu üyesine dahi sahip çıkamayan mevcut yönetim anlayışıyla çalışmam mümkün değildir."
İstifa Kararı: "'Rızasız lokma haramdır' diyerek, yürütmekte olduğum Cem Vakfı Genel Başkan Yardımcılığı görevimden istifa ediyorum."