İstanbul Milletvekili ve Alevi toplumunun önde gelen isimlerinden Celal Fırat, katıldığı protesto sonrası maruz kaldığı müdahaleye ve Türkiye’nin gündemindeki temel hak arayışlarına dair zehir zemberek bir açıklama yaptı. Fırat, "Barışı slogan değil, bir yara gibi taşıyoruz" diyerek toplumsal barışın ancak hukuk ve adaletle mümkün olacağını vurguladı.
Dün gerçekleştirilen protestoda barış taleplerine şiddetle karşılık verilmesini eleştiren Fırat, devlet ciddiyetinin şiddet uygulamak olmadığını ifade etti. Açıklamasında şu çarpıcı ifadelere yer verdi:
"Bizler silahlar sussun, çocuklar ölmesin diye sokağa çıktık. Ama o barış talebine copla, şiddetle cevap verildi. Barışı savunmakla kamu düzeni tehdit edilmiş olmaz. Biz bu ülkenin copla, korkuyla, düşmanlıkla yönetilmesine razı değiliz."
Celal Fırat, toplumsal krizlerin temelinde bu üç değerin zayıflamasının yattığını belirtti. Hukukun "güçlünün sopası" değil, toplumun ortak güvencesi olması gerektiğini hatırlatan Fırat, "Adalet duygusu zedelendiğinde, birlikte yaşama iradesi yara alır" uyarısında bulundu.
Suriye’den Rojava’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki insani acılara dikkat çeken Fırat, barış mücadelesinin nedenini şu sözlerle açıkladı:
Ortak Acı: "İnancı, kimliği ne olursa olsun, bir çocuğun mezar taşı hepimizin ortak acısıdır."
Siyasi Alan: "Türkiye’de sokak, meydan ve itiraz alanı daraltılıyor. Her daraltılan alanla demokrasi biraz daha nefessiz kalıyor."
Ekonomik Bağlantı: "Barış yoksa ekonomi düzelmez, gençler bu ülkede kalmaz."
Kendisine destek veren ve "geçmiş olsun" dileklerini ileten tüm "canlara" teşekkür eden Celal Fırat, mücadelesinden ödün vermeyeceğini net bir dille ifade etti: "Cop da gelse, gözaltı da gelse... Bu ülkede barışı savunanlar eninde sonunda kazanacak."