1240 yılındaki kanlı Malya Ovası Savaşı’ndan sonra Babai hareketine mensup dervişler ve Türkmen boyları Anadolu’nun dört bir yanına dağıldı. Bu dağılma, ironik bir şekilde Anadolu’nun İslamlaşma ve Türkleşme sürecini hızlandıran yeni bir mistik dokunun oluşmasını sağladı.
Tarihi kaynaklar ve Velayetnameler, Hacı Bektaş Veli’nin de Baba İlyas’ın çevresinde bulunan veya bu harekete gönül veren isimlerden biri olduğunu doğrular. İsyanın bastırılmasından sonra Sulucakarahöyük’e (bugünkü Hacıbektaş) yerleşen Hacı Bektaş Veli:
İsyanın sert ve siyasi tavrını daha ılıman, hoşgörülü ve eğitim odaklı bir yapıya dönüştürdü.
"Eline, beline, diline sahip ol" düsturuyla, hayvancılıkla uğraşan göçebe Türkmenleri ahlaki bir disiplin altında topladı.
Babai hareketinden sağ kurtulan dervişler (Abdalân-ı Rum), gittikleri yerlerde sadece dini bilgi yaymadılar; aynı zamanda zanaat ve ticareti de örgütlediler.
Ahi Evran ve Ahilik teşkilatı, Babai çevresiyle organik bağlar içindeydi.
Bu dervişler, Moğol istilası altındaki Anadolu’da halka moral ve sosyal destek sağlayan en büyük sivil güç haline geldiler.
Bugünkü Anadolu Aleviliği ve Bektaşiliği, Babailer İsyanı’nın yarattığı o büyük toplumsal sarsıntının meyvesidir.
Batıni İnançlar: Babailerle birlikte Orta Asya’dan taşınan eski Türk gelenekleri (Şamanistik unsurlar), İslam’ın tasavvufi yorumuyla harmanlandı.
Dua ve Zikir: İsyanın lideri Baba İlyas’a duyulan bağlılık, zamanla "Ehl-i Beyt" sevgisiyle birleşerek güçlü bir inanç ekolüne dönüştü.
| Özellik | İsyan Öncesi (Selçuklu) | İsyan Sonrası (Beylikler Dönemi) |
| Dini Yapı | Sünni-Hanefi ağırlıklı resmi ideoloji | Tasavvufi, Batıni ve Senkretik inançlar |
| Sosyal Sınıf | Yerleşik şehir kültürü ön planda | Göçebe/Yörük Türkmen kimliği güçlendi |
| Edebiyat | Farsça resmi ve edebi dil | Yunus Emre ile zirveye çıkan Türkçe tasavvuf şiiri |
Osman Bey’in kayınpederi Şeyh Edebali’nin de bir Babai dervişi (Vefaiyye tarikatı mensubu) olduğu bilinmektedir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundaki o "Gazi" ruhu ve Yeniçeri Ocağı’nın Bektaşiliğe bağlanması, aslında Babailerin başlattığı o büyük toplumsal hareketin devletleşmiş halidir.
Sonuç: Babailer askeri olarak kaybetmiş olabilirler, ancak kültürel ve manevi olarak Anadolu'yu baştan aşağı yeniden inşa ettiler. Yunus Emre’nin şiirlerinden Hacı Bektaş Veli’nin öğretilerine kadar her yerde bu isyanın küllerinden doğan bir medeniyetin izlerini görürüz.